
BASIN AÇIKLAMASI
03.08.2018
ABD’nin Türkiye’ye yönelik tehditleri kabul edilemez!
ABD’de Trump’ın başkan seçilmesi ile ivme kazanan Türk-ABD ilişkilerinde giderek uluslararası diplomatik geleneklerin gerektirdiği nezakete dayalı üsluptan uzaklaşan bir aşamaya gelinmiştir.
Tarihsel anlamda yakın dostluk ve stratejik ortaklık anlayışına dayalı müttefiklik ilişkileri kimi vakit konjonktürel dalgalanmalara maruz kalsa da, hiçbir zaman bu denli buhranlı bir dönem yaşanmamıştır.
ABD; Irak, Suriye, İran, Filistin, İsrail, Kıbrıs, Yunanistan, Rusya, PKK/PYD gibi sayısız konuda Türkiye ile olan ilişkilerinde dayatmacı ve dikte eden bir yaklaşım sergilemiş olmakla; gerçekte “yakın dostluk ve stratejik ortaklık anlayışına dayalı müttefiklik ilişkileri”nin sorgulanmasına yol açacak güven vermeyen bir politika izlemiştir.
Son dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nce Ortadoğu coğrafyasında bölgesel güç odakları ile olan alternatif işbirliği ve ortak politika geliştirilmesine yönelik atılan adımlar, ABD’nin gerek bu politikalardan ve gerekse Türkiye’nin dış politikada inisiyatif alma yönündeki girişimlerinden duyduğu rahatsızlığı en yalın ve dolaysız biçimde tepki politikasına dönüştürmüş ve alışılagelmiş diplomatik üslup ve anlayışın çok ötesinde düşmanca tavırların sergilenmesinde pervasızlaştırmıştır.
Bilhassa suç şüphesine ilişkin somut delilleri artık kamuoyunca da yakından bilinmekte olan ve FETÖ ve PKK adına suç işlediği ve casusluk iddiasıyla yargılanmasına devam edilen ABD'li papaz Andrew Craig Brunson davasından itibaren düşmanca tavırlar bir devlet politikası olarak siyasi, ekonomik ve askeri boyutları ile sergilenmeye başlanmıştır.
Genel ambargo tehdidinin iki bakanımız üzerinde somutlaştırılarak dünya kamuoyuna deklare edilmesi bardağı taşıran son damla olmuştur.
Atılımcılar Ocağı Derneği olarak; ABD’nin düşmanca bir tutumla ve diplomatik gelenekleri çiğneyerek bağımsız, özgür ve adil Türk Yargısına yönelik baskıcı ve dayatmacı yaklaşımını, ambargo, tehdit ve diğer yaptırım politikalarını şiddetle kınıyor ve protesto ediyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti; uluslararası çağdaş normlardan beslenen hukuk düzenine dayalı yargı bağımsızlığına sahip saygın ve onurlu bir ülkedir. Bu tür çirkin, yakışıksız ve saldırgan politikalara boyun eğmeyecek ve misli ile karşılığını verecek güç ve kararlılığa sahip olduğunu dosta düşmana gösterecektir.
Hiçbir ülkenin egemenlik haklarımıza yönelik dayatmacı politika ve yaklaşımlarına boyun eğilmeyecektir.
Zaman geçirmeksizin, en kısa zamanda ABD yönetimini bu yanlış karardan geri dönmeye çağırıyoruz. Hiçbir amaca hizmet etmesi mümkün olmayan bu saldırgan tutumun karşılığı gecikmeksizin aynıyla verilmelidir.
ABD, halkının çıkarlarını çok küçük bir çıkar grubunun üstünde tutmayı ve diğer egemen ülkelerin halklarına ve hukuk düzenlerine saygılı davranmayı öğrenmelidir. Devlet olmanın asgari gereği budur.
Müttefiklik ilişkilerinin, sağlıklı bir zeminde ve tarihi dostluk ve müttefiklik anlayışına uygun olarak sürdürülebilmesi, uluslararası ilişkilerin iç politika malzemesi olmaktan çıkarılması ile mümkün olabilir. Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yapılan bu saldırgan tutumun ABD’de kasımda yapılacak olan seçimler için iç siyaset malzemesi haline getirilmek istendiğini görmekten üzüntü duymaktadır.
Bu tutum ve politik yaklaşımını sürdürmesi halinde, mütekabiliyet esasına göre ABD’ye gereken cevap hak ettiği biçimde verilmelidir.
Cengiz PİRİNÇÇİ
Genel Başkan